Riya nedir?

0
63

Riya nedir?, Riyanın zararları nelerdir?, Riya Çeşitleri ve Korunma Yolları Nelerdir? Rabbim Riyakarlıktan Bizleri Muhafaza Buyursun… Abone Ol-Güncel Videolardan Haberdar Ol- https://goo.gl/Uj8EGp Bir Ayet Bir Hadis-https://goo.gl/E1HXb7 İlmihal- https://goo.gl/7F3T17 Örnek İnsan Efendimiz (sas)- https://goo.gl/Kc91Ch Cevşen- https://goo.gl/S6JzRD Kısa Sureler (Namaz Sureleri)- https://goo.gl/37xRT7 Kur’an’ın Önemi- https://goo.gl/pTQbjv Kur’an Hatmi (Mukabele)- https://goo.gl/7jszAW Bir Yastıkta Bir Ömür- https://goo.gl/XsNDSW Yolumuzu Aydınlatanlar- https://goo.gl/JC7GxN RİYAKARLIK Riya, amelleri Allah rızası için değil, insanlara gösteriş için yapmaktır Riya, lügat olarak görmek mânasına gelen ru’yet kökünden gelir. “Hakikatte olmadığı halde iyi görünmek” mânasındadır. Dilimizdeki en yakın karşılığı gösteriştir. Dînî bir tabir olarak ibâdetlerde ve diğer amellerde samimiyetten uzaklığı ve ihlassızlığı ifade eder. Bir başka ifade ile, bir Müslüman ibâdetlerini Allah rızası için yapmakla mükelleftir. Sadaka, zekat, yardım, güler yüz, tatlı söz gibi her çeşit hayırlı amelleri de Allah rızası için yapmalıdır. Amelde Allah rızasını arama keyfiyetine ihlas denir. Riya, ihlasın zıddıdır İhlasın zıddı riyadır. Yani, her çeşit ibâdet ve dînin teşvîk ettiği diğer hayırlı amellerde Allah rızasını değil, dünyevî bir maksad gütmek, insanların rızasını aramak riyadır. Gazâlî, daha vecîz olarak: “Riya, iyi görünerek insanların kalbinde yer almak istemektir” diye târif eder. Gazâlî bir başka tarifinde, riyâ’yı sadece ibâdetlerdeki gösterişe tahsis ederek: “Allah’a yaptığı ibâdet ile kulları kastetmektir” diye tarif eder. Ancak hadislerde her çeşit ameldeki ihlassızlık, riya ile ifade edilmiştir. Mamafih Gazâlî de beş şeyle riya yapıldığını belirterek, teker teker açıklar. Bu beş şey: Beden, elbise, söz, amel, arkadaş çokluğu’dur. Riya, bir nevi şirktir İhlâsa ehemmiyet veren İslâm nazarında riya, bir nevî şirktir. Çünkü hayırlı ameller Allah için yapılacakken dünyevî bir menfaat için yapılınca, o menfaat Allah yerine konmuş olmaktadır. Resûlullah (asm) şirkin bu çeşidine şirk-i hafî demiştir, yani gizli şirk. Hadiste: Riyanın en azı da şirktir” buyurulmuştur. Bir başka hadis de şöyledir: “Kıyamet günü riyâkar adama: “Ey fâcir, ey gaddâr, nefsine gadreden, ey gösterişci mürâî, amelin mahvoldu, mükâafatın kayboldu. Amelini kime gösteriş için yaptınsa, git ondan mükâfâtını al!” denir.” Resûlullah’ın riyaya karşı uyarısı çoktur. Bunlardan biri de şöyle: “Ümmetimin şirke düşmesinden korkuyorum. Gerçi onlar puta tapacak değiller; güneşe, aya, taşa da tapacak değiller. Fakat amellerinde riyâkarlık yaparlar, Allah için işlemezler.” (Kütüb-i Sitte) Muhakkak ki, sizin için en çok korktuğum şey, küçük şirk, yani riyadır, ” (Tirmizi, Hudut, 24) “Her kim duyulsun diye bir iş işlerse, Allah onun kıymetsizliğini duyurur. Her kim gösteriş olsun diye bir iş yaparsa, Allah da onun gösteriş yapmasını ve değersizliğini ortaya çıkarır” (Müslim, Zühd, 38); “Şüphesiz riya şirktir” (İbn Mace, Fiten, 16) “Gösteriş için oruç tutan, namaz kılan, sadaka veren kimse Allah’a şirk koşmuştur” (et-Tergib ve’r-Terhib, I, 32) “Ben ortakların ortaklığından en müstağnî olanıyım. Her kim bir iş yapar da, onda, benden başkasını ortak kılarsa onu da, o ortaklığını da terk ederim” (Müslim, Zühd, 46) Riya, insanlar arasında maddi ve manevi çıkar sağlamak için yapılır Riya, insanlar arasında manevî nüfûz, şan ve şöhret, maddî çıkar sağlamak için yapılır. Dünyaya âit bu tür maddî ve manevî çıkarları elde etmek için, dinin insanlar tarafından kutsal değerlere karşı beslenen bağlılık ve hürmet duygularının âlet edilmesi, riyanın en kötü şeklidir. Bu tür davranışlar, hilekârlık ve yalancılıktır. İnsan şeref ve haysiyetine hakarettir. Riyakâr kişinin söz ve davranışlarındaki samimiyetsizlikleri, diğer insanlar tarafından kısa zamanda anlaşılır. Bunlara kimse güvenmez. (Şamil İslam Ansiklopedisi) Riyanın çeşitli dereceleri vardır İmam Gazâlî Hazretleri’ne göre riyanın çeşitli dereceleri vardır. Bazısı bazısından daha ağırdır: Birinci Derece: En ağır olanıdır. Riya ile yaptığı ibâdette hiç sevap niyeti yoktur. İcabında insanların yanında abdestsiz bile namaz kıldığı halde, yalnız kaldığı zaman hiç kılmayan gibi. Bu namaz sırf insanlara gösteriş içindir, hiçbir hayrı yoktur. İkinci Derece: İbâdeti gösteriş için yapar, fakat Allah’ın rızasını da niyet eder. Ancak bu niyet zayıftır, yalnızlıkta bu ibâdeti yapmayacaktı. Sevâba niyet etmese de gösteriş için bunu yapacaktır. Üçüncü Derece: Gösteriş ve sevap tarafları müsâvî olmaktır. Eğer riyânın yanında bir de sevap veya sevabın yanında bir de riya niyeti olmasa bu ameli yapmayacaktı. İkisinin müsâvî olarak bulunmasıyla bu ameli yapmıştır. Bu amelinden zarar görmese de fayda da görmez, başa baş kurtarır. Dördüncü Derece: İbâdetini, insanların duymuş olmasından dolayı daha da gayrete gelip takviye etmesi, artırmasıdır. Böyle birisi, kimse duymasa da ibâdetini yapacaktır…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz