İslamda İffetin Önemi

0
9

İslamda İffetin Önemi, Hayatımızı İffetli Yaşamak Neler Kazandırır?, Edepli olmak Önemli midir? Rabbim Bütün Dinleyicilerimize Bereketli Bir Ömür Versin… Abone Ol-Güncel Videolardan Haberdar Ol- https://goo.gl/Uj8EGp Bir Ayet Bir Hadis-https://goo.gl/E1HXb7 İlmihal- https://goo.gl/7F3T17 Örnek İnsan Efendimiz (sas)- https://goo.gl/Kc91Ch Cevşen- https://goo.gl/S6JzRD Kısa Sureler (Namaz Sureleri)- https://goo.gl/37xRT7 Kur’an’ın Önemi- https://goo.gl/pTQbjv Kur’an Hatmi (Mukabele)- https://goo.gl/7jszAW Bir Yastıkta Bir Ömür- https://goo.gl/XsNDSW Yolumuzu Aydınlatanlar- https://goo.gl/JC7GxN Merak Ettiklerimiz- https://goo.gl/SVUq5B Ramazan ve Orucun Önemi- https://goo.gl/D9LPg9 Mübarek Gün ve Geceler- https://goo.gl/UxwtbN Zekât ve Sadakanın Önemi- https://goo.gl/Uu1Uvf Kıssa Hadisler- https://goo.gl/MHoyHf İnternet Sitemize Gitmek İçin- http://www.kalpleringulu.com Sponsorlarımız – www.atakdomain.com www.kitapbasimi.com www.ataktercume.com İFFET: Kötü iş ve sözden uzaklaşma, şehevi hisleri dini emirlerin çerçevesinde muhafaza etme hali. Dilimizde iffet kelimesi: namuslu, şerefli ve ahlaklı olma halini ifade etmek için kullanılmaktadır. Bir İslam ahlakı terimi olarak iffet şöyle tarif edilmiştir: “Şehvet duygusunun bedendeki fücur (sınır tanımayan şehvet) ve humûd (iktidarsızlık, isteksizlik) ortasında dengeli bir şekilde bulunması hali. Yani helal olan hanımına ve cariyelerine karşı şehvet duyup bunun dışında kalan kadınlara karşı şehvet hissine kapılmama” (Tehânevi, Keşşafu lstılâhâti’l-Funûn, II, 1010). Hz. Peygamber (s.a.s) ahlâkı özelliklerde dengenin korunmasına teşvik etmiş, aşırı kızgınlık, öfke ve haddi aşmaktan insanları sakındırmıştır. Hz. Âîşe (r.a)’ye “Seni sertlikten ve aşırılıktan sakındırırım” (Buhârî, Edeb, 38) buyurmuştur. Bir başka hadisinde Hz. Peygamber iffetin karşıt anlamı olan fuhûştan insanları sakındırmış ve şöyle buyurmuştur: “Ahlâksız davranışlar (fuhuş) ve ahlâksızlık alenî yapılmaya başlamadıkça kıyamet kopmaz” (Ahmed b. Hanbel, VI, 162). Allahu Teâlâ Kur’an-ı Kerîm’de zinanın fuhşiyâtın yasak olduğunu bildirdiği gibi iffetin gerekliliğini ve unsurlarını bildirmiştir. “Evlenme imkânı bulamayanlar Allah’ın kendilerini lütfuyla zenginleştirene kadar iffetlerini korusunlar” (en-Nur, 24/32). Bu ayet-i kerime iffetli olmanın dinî bir zorunluluk olduğunu bildirmektedir. Bir başka ayette iffetli kadınların özellikleri şöyle anlatılmaktadır; “Namuslu olmanız zina yapmamanız, gizliden dost edinmemeniz…” (el-Maide, 5/5) Bu ayet-i kerime iffetin en genel manasıyla açık ve gizli zinadan korunmak ve sefihlikten uzaklaşmak anlamında olduğunu bildirmektedir. Hür kadınların iffetli olması emredildiği gibi cariyelerin de iffetli olması, sahipleri tarafından fuhşa teşvik edilmemeleri ve bu teşvikin kötülüğü Kur’an’da anlatılmıştır. “Dünya hayatının geçici menfaatini kazanma hırsıyla iffetli olmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın” (en-Nur, 24/33). Diğer dinlerde, İslâm toplumunun dışında kalan cahilî toplumlarda, iffet ve namus anlayışı menfi yönde çok farklılıklar göstermektedir. Hristiyan din adamları kadını sesleri veya şeytanın oyuncağı olarak değerlendirmişlerdir. İlk Hristiyan din adamlarından Tertullion “kadın insanın kalbine şeytanın girmesini temin etmek için açıları kapıdır” der. Bu anlayışla kadına yaklaşan Hristiyanlar onu pis ve kirli kabul ettiklerinden ondan uzak olmayı Allah’a yaklaşmaya bir vesile edinmişlerdir. Bu şekilde namus ve iffet adına “tefrit”i kendilerine prensip edinmişlerdir. İnsan fıtratına uygun olmayan bu tutumları sonraları aralarında birçok ahlâksızlıkların yaygınlaşmasına sebep olmuştur. İslâm ahlâkında bu tür bir şehvet “humûd” terimiyle ifade edilmiştir. Yani Allah’ın helâl kıldığını haram kılmak, şehvet duygusunu körletmek. Bir başka açıdan câhilî toplumlarda fuhuş yani şehvetin dizginlenmeden helâl-harama dikkat edilmeden giderilmesi yaygınlık kazanmıştır. İslâm öncesi Arap toplumunda bu tür dengesizlikten doğan ahlâksızlıkların bulunduğu bilinmektedir. Müslüman gezginlerden İbn Fazları seyahatnamesinde Bulgarlar arasında gördüğü bir ahlâksızlığı feci bir durum olarak nakletmektedir. Bulgarların kadın-erkek nehre beraber girip yıkandıklarını anlatan ve bunun büyük bir ahlâksızlık olduğunu vurgulayan İbn Fazlan’ın bu tepkisi İslâm toplumunda bu tür iffetsizliklerin bilinmemesinden kaynaklanmaktadır. Bu gün benzeri ve daha kötü uygulamalar halkı müslüman olan toplumlarda bile toplu denize ve havuza girmek ve bunu mübah görmek şeklinde görülmektedir. Kur’an iffetin ve namusun gerekliliğini ve Müslüman aile yapısının sıhhati için iffetli kadınların lüzumunu anlatmaktadır. “… Irzlarını koruyan erkek ve kadınlar… Allah bunlara bir mağfiret ve büyük bir mükafât hazırlamıştır” (el-Ahzâb, 33/35). “Onlar ki avret yerlerini (namuslarını) korurlar… İşte bunlar, cennetlerde ikram olunanlardır” (el-Meâric, 70/29-35).

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz