Farz-Vacip-Sünnet Oruçlar Nelerdir?

0
89

Farz, Vacip ve Sünnet Oruçlar Nelerdir? Oruç Çeşitleri Nelerdir?, Orucun Kazandırdıkları Rabbim Bütün Dinleyicilerimize Bereketli Bir Ömür Versin… Abone Ol-Güncel Videolardan Haberdar Ol- https://goo.gl/Uj8EGp Bir Ayet Bir Hadis-https://goo.gl/E1HXb7 İlmihal- https://goo.gl/7F3T17 Örnek İnsan Efendimiz (sas)- https://goo.gl/Kc91Ch Cevşen- https://goo.gl/S6JzRD Kısa Sureler (Namaz Sureleri)- https://goo.gl/37xRT7 Kur’an’ın Önemi- https://goo.gl/pTQbjv Kur’an Hatmi (Mukabele)- https://goo.gl/7jszAW Bir Yastıkta Bir Ömür- https://goo.gl/XsNDSW Yolumuzu Aydınlatanlar- https://goo.gl/JC7GxN Merak Ettiklerimiz- https://goo.gl/SVUq5B Ramazan ve Orucun Önemi- https://goo.gl/D9LPg9 Mübarek Gün ve Geceler- https://goo.gl/UxwtbN Zekât ve Sadakanın Önemi- https://goo.gl/Uu1Uvf Kıssa Hadisler- https://goo.gl/MHoyHf İnternet Sitemize Gitmek İçin- http://www.kalpleringulu.com ORUCUN ÇEŞİTLERİ NELERDİR? Farz oruçlar iki kısımdır: Birincisi; belli bir zamanda tutulan Ramazan-ı Şerif orucudur. İkincisi; belli bir zamanda olmayan kaza ve kefaret oruçlarıdır. Ramazan Orucu “Ey iman edenler! Sizden evvelkilere farz kılındığı gibi, oruç tutmak (sizin de) üzerinize farz kılındı; ta ki (günahlardan) sakınasınız.” (Bakara, 183) “İslam beş şey üzerine bina edilmiştir: Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Resulü olduğuna şehadet etmek, namaz kılmak, zekât vermek, Ramazan ayında oruç tutmak ve haccetmek.” (Buhari, Müslim, Tirmizi, Nesei) Kaza Orucu “Sayılı günler olarak (oruç size farz kılındı)! Fakat içinizden kim hasta olur veya yolculukta bulunursa, artık (tutamadığı günler) sayısınca başka günler(de oruç tutsun)! Ona gücü yetmeyenlerin üzerine ise, (tutamadıkları her gün için) bir fakirin (bir günlük) yiyeceği kadar fidye (verme borcu) vardır. Buna rağmen kim gönlünden koparak bir hayır işlerse (daha fazla verirse), o takdirde bu, onun için daha hayırlıdır. Bununla beraber bilirseniz, (güçlüğüne rağmen) oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.” (Bakara, 184) Nâfî anlatıyor : “İbn-u Ömer (ra) diyor ki: Ramazanı hastalık ve sefer sebebiyle yiyenler, onu peş peşe tutarlar.” (Kütüb-i Sitte) Ashabın büyük çoğunluğu, dört mezhep imamı ve fıkıh âlimlerinin ekseriyeti (fıkıh âlimlerinin çoğu) ise, peş peşe tutmayı şart değil, sadece müstehap görür. Her ne kadar kıyas, Ramazan’da hiç ara verilmeden tutulan orucun kazasında da ara vermemeyi gerektirir ise de, ayet-i kerimenin mutlak ifadesi bunu şart olmaktan çıkarmıştır. Ayette ; “ hasta veya yolcu olan, tutamadığı orucu diğer günlerde tutar” buyrulmaktadır. Bu ifade, mutlak peş peşe tutulmasını gerektirmemektedir. (Camiu’l usul) Kefaret orucu Kur’ân-ı Kerim’de “…… Amellerinizi boşa çıkarmayın” hükmü vardır. Farz olan Ramazan-ı Şerif orucunu; kasden bozmak, büyük bir cinayettir. Hanefi fukahâsı (fıkıh alimleri) Resûl-i Ekrem’in (asm): “Kim Ramazan ayında orucunu bozarsa; onun üzerine zıhar yapan kimsenin üzerine lâzım gelen şey (kefaret) gerekir” hadis-i şerifini esas almıştır. (Muhammed Sûresi: 33. ayet) ( İbn-i Hümam – Fethû’l Kadir – Beyrut : 1315 D. Sadr Mtb. C: 2, Sh: 70. ) Zıhar: lügat manası erkeğin karısına“ sen bana anamın sırtı gibisin „ demesidir. Zıhar yapan kimsenin , te’dip edilsin(edeplendirilsin) ve ağır cezayla cezalandırılsın diye kefareti eda etmeden karısıyla cinsel temasta bulunması haramdır. (Dört mezhebe göre islam fıkhı Abdurrahman Ceziri ) Dolayısıyla kasden(bilerek) yiyip-içen veya cima eden oruçlu kimse; tetabûya riayet ederek (yani arka arkaya olmak şartı ile) altmış gün oruç tutmak mecburiyetindedir. Bu onun üzerine farzdır. Ayrıca aynı orucu kaza etmelidir. Yani altmış bir gün oruç tutmalıdır. Malikiler de bu görüştedir. Bir kısım fukaha ise, sadece kaza etmek yeterlidir, kefarete gerek yoktur, der. Çünkü Hz. Peygamber’in emri sadece cinsi temas konusunda varit olmuştur, yemek- içmek söz konusu edilmemiştir. Yemek – içmek de hiçbir zaman cinsi temasa benzemez. İmam-ı Şafiî ve Ahmet bin Hanbel, bu ikinci görüşü tercih ederler. (Camiu’l Usul) İmam-ı Merginani: “Ramazan-ı Şerifte tutulan oruçların dışındakilerde kefaret yoktur. Zira Ramazan ayında orucu bozmak, cinayet bakımından çok ileri bir derecededir. O başkası ile aynı şekilde mütalâa edilemez(düşünülemez)” hükmünü zikretmektedir. ( İmam-ı Merginani el Hidaye şerhu Bidayetü’l Mübtedi-kahire 1965 C: 1, Sh: 125. ) Vacip Oruçlar “…adaklarını yerine getirsinler…” (Hacc, 29) Nezir (adak), kişinin dinen yükümlü olmadığı bir ibadeti yapmayı kendisi için bir yükümlülük haline getirmesidir. Kişi, oruç tutmayı adamışsa, bu adak orucunu tutması vaciptir. Adak adanırken, orucun tutulacağı gün belirlenmişse, mesela falan ayın falan günü gibi. Bu muayyen bir vacip olur ve orucun belirlenen günde tutulması gerekir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz